2016 Sonbaharı. Henüz 20’li yaşlarda, mesleğimin ilk aylarında bir komiserim. Kızılay’da, zihnimi reşit kılan adam dediğim düşünür Ali Şeriati üzerine bir etkinlik var. Konu: Kendini Devrimci Yetiştirmek. Önümde iki seçenek beliriyor: Ya mesai sonrası yorgunluğuyla bir sokak ötemdeki bu etkinliğe gideceğim ya da eve dönüp güzelce dinleneceğim. İkincisini tercih ediyorum.

Küçük bir kafe… 7-8 katılımcı var sadece. Başlarında etkinliği organize eden Us Atölyesi’nin kurucusu İbrahim Ağkavak var. Ve kitabı konuşmaya başlıyoruz o küçük grupla birlikte. Hiç beklemediğim bir anda o küçük cafede, sadece kitap için bir araya gelmiş 7-8 kişiyle 2-3 saat geçirdikten sonra bir sıradışılık keşfediyorum: Zihin şenlenmesi. Evet, vaktin değerlendiğini ve zihnimin şenlendiğini hissediyorum oradan ayrılırken.

Şahitlikler güzeldir. Deneyimlerin de hikâyelerin de şahitlikleri vardır. Ve Us Atölyesi’nin hem katılımcı hem de konuk olarak ilk kişilerinden biri olarak yaklaşık on yıllık bağımsız entelektüel istikametinin şahidiyim. Ama yalnızca ben ona değil o da bana şahit oldu. Zira bu süreçte mesleğinden ayrılmış, akademik eğitime giriş yapmış, biri dışavurumcu, diğeri içe vurumcu iki varoluş türü üzerine iki kitap yayımlamış 35 yaşında bir yazar olarak Us Atölyesi’nde hepsi birbirinden değerli üç etkinlik gerçekleştirdim ben de.

Us Atölyesi bu on yılda bağımsız, entelektüel ve nitelikli olan her şeyi kucaklayan ilki bir platform olarak Türkiye’de önemli bir boşluğu doldurdu. Sayısız önemli etkinliğe imza attı. Ve bunu yerel, seçkinci, üstenci ya da dışlayıcı bir ideolojik tutumda bulunmadan başardı.
Bu yüzden bu bağımsız, entelektüel ve sahici platformun hikâyesinin bir parçası ve ilk şahitlerinden biri olmak, gururlu bir mutluluk veriyor bana.

İyi ki var oldun Us Atölyesi.
Nicelerinin nice varoluş hikâyelerine eşlik etmen ve şahit olman ümidiyle…

  1. yaşın kutlu olsun.

Gazeteus / Akademik Dünyada Ankara Us Atölyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir