Ankara Us Atölyesi’nin -hem konuşmacı hem de dinleyici olarak şahit olduğum- on yıllık serüveni, yalnızca bir atölye geleneğinin değil, aynı zamanda disiplinlerarasılığın Türkiye’de düşünsel zeminde nasıl gelişebileceğinin de önemli bir göstergesidir. Bu ortamda farklı varoluş ve düşünüş tarzlarına sahip misafirlerin, öğrencilerin, araştırmacıların, düşünürlerin bir araya gelmesi, yeni düşünce biçimlerinin doğuşuna zemin hazırlayan verimli bir “açıklık” pratiği olarak da görülebilir.
Ankara Us Atölyesi Ankara’da felsefeden sanata, edebiyattan psikanalize, dinden doğa bilimlerine kadar farklı alanların birbirine dokunduğu, çoğulcu ve yaratıcı bir ortam inşa etmiştir. Atölye felsefeyi bu üretken karşılaşmaların merkezine yerleştirerek düşünsel tartışmaların hem derinleşmesine hem de yeni ufuklara açılmasına imkân tanımıştır. Ayrıca Us Atölyesi’nin felsefeyi yalnızca akademik bir disiplin olarak değil, farklı alanları birbirine bağlayan kurucu bir düşünme pratiği olarak sahiplenmesi, felsefenin toplumsal işlevini de görünür kılmaktadır. Umut verici bir kültürel ve düşünsel miras oluşturan bu istikrarın, gelecekte de aynı düşünsel derinlik ve kurumsal süreklilikle devam etmesi temennimizdir.
Yazan : Prof. Dr. Feyza Şule GÜNGÖR
(Necmettin Erbakan Üniversitesi Felsefe Bölümü)
Gazeteus / Akademİk Dünyada Ankara Us Atölyesi
