Ankara Us Atölyesi benim için yalnızca bir konuşma mekânı değil, düşünsel derinliğin, eleştirel dayanışmanın ve akademik üretimin özgün bir örneğidir. 2017 yılından bu yana, bu kıymetli yapının bir parçası olmak, hem akademik anlamda hem de insanî ilişkiler bağlamında benim için son derece öğretici ve ilham verici oldu.

Althusser’den Gramsci’ye, Laclau & Mouffe’dan Spinoza’ya, Agamben’den Machiavelli’ye, Lacan’dan Tarkovski’ye kadar pek çok düşünür ve sanatçıyı birlikte tartıştık; bazen Gazze üzerine konuştuk, bazen şehrin sokaklarında yankılanan siyasetin felsefi izdüşümlerini aradık. Her seferinde, yalnızca bir konuyu ele almadık; düşünmeyi, anlamaya çalışmayı, tartışmanın etik gücünü yeniden inşa ettik.

Bu ortamın oluşmasında en büyük pay sahibi olan değerli dostum İbrahim Ağkavak’a özel bir teşekkür borçluyum. Onun titizliği, sabrı, entelektüel tutkusu ve eşitlikçi yaklaşımı, Us Atölyesi’ni sadece akademik bir platform değil, aynı zamanda bir dostluk mekânı haline getirdi.

On yıl içinde pek çok öğrenciyle, akademisyenle, sanatçıyla yollarımız Us Atölyesi’nde kesişti; düşüncenin ve sözün özgürleştiği bir alan açıldı hepimize. Bugün geriye dönüp baktığımda, Ankara Us Atölyesi’nin 10 yılı yalnızca bir tarihsel kesit değil, aynı zamanda bu topraklarda düşünmenin, direnmenin ve paylaşmanın mümkün olduğunu gösteren kıymetli bir izlek olarak kalıyor zihnimde.

Gazeteus / Akademik Dünyada Ankara Us Atölyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir